Change Management
Kurumsal Değişim
Kurumsal değişim, şirketlerin büyüme ve dönüşüm yolculuğunda kaçınılmaz bir gerçektir. Strateji çalışmaları, süreç iyileştirme projeleri, yeniden yapılanma kararları, yeni sistem ve teknolojilerin devreye alınması… Bunların hiçbiri, değişim yönetimi doğru yürütülmeden beklenen etkiyi yaratmaz.
Orhan Erkut, yıllar içinde şunu net biçimde görmüş bir danışmandır:
İyi tasarlanmış bir çözüm tek başına yetmez. Çözümün şirkete nasıl yerleştiği—yani değişimin nasıl yönetildiği—en az çözümün kendisi kadar belirleyicidir. Bu nedenle değişim yönetimi, Orhan Erkut’un çalışmalarında ayrı bir “modül” değil, neredeyse her projenin görünmeyen iskeleti niteliğindedir.
Kendisini tanımlayan üç kavram burada da merkezde durur: stratejik, güvenilir, dönüştürücü.
Çünkü her değişim girişimi, şirketin uzun vadeli yönü ve sahiplik yapısıyla birlikte ele alınır.
Çünkü değişim süreci boyunca hem yönetim ekibi hem çalışanlar nezdinde açık, tutarlı ve saygılı bir iletişim dili korunur.
Çünkü amaç, bir Excel tablosu ya da organigram değişikliğinden çok, şirketin iş yapış biçimini ve ilişki kültürünü kalıcı biçimde iyileştirmektir.
Değişim Yönetimine Bakışı
Orhan Erkut için değişim yönetimi, “rengini seçip duvara asacağınız bir metodoloji” değil; önce anlamaya, sonra birlikte yürümeye dayanan bir süreçtir.
İlk adımı, elindeki bir modeli şirkete uygulamak değil, şu soruları yanıtlamak:
- Ne değişmek isteniyor?
- Neden şimdi değişmek isteniyor?
- Kimler bu değişimden nasıl etkilenecek?
- Hangi kaynaklarla ve hangi sınırlılıklar içinde hareket ediliyor?
Uzun yıllara yayılan yönetim danışmanlığı tecrübesi—farklı sektörlerde, farklı büyüklükteki organizasyonlarda, özellikle çok sayıda aile şirketinde—”kitaptaki doğru” ile “sahadaki gerçek” arasındaki farkı net görme imkânı verdi. Bu nedenle değişim yönetiminde hazır reçetelere değil, iyi dinlemeye ve ihtiyacı doğru okumaya yaslanıyor.
Four Rooms of Change® gibi modeller bu yolculukta önemli araçlar. Ancak Orhan Erkut için asıl belirleyici olan şu sorunun cevabı:
“Bu insanlar ve bu organizasyon için hangi yaklaşım, hangi sırayla ve hangi derinlikte kullanılmalı?”
Yöntem, tecrübenin yerine geçmiyor. Doğru kullanıldığında, yılların birikimini daha görünür ve paylaşılabilir kılan bir çerçeveye dönüşüyor.
İhtiyacı Anlamak ve Bütünü Görmek
Her değişim projesinde ilk adım, şirketin “şu anda nerede durduğunu” bütünsel bir bakışla görmektir. Bu, sadece organizasyon şemasına bakarak mümkün olmaz—aynı anda üç katmana odaklanmayı gerektirir:
Kimler bu değişimin yükünü taşıyacak? Kimler heyecanlı, kimler kaygılı? Kimler son karar verici, kimler sahada işi yapan?
Zaman, bütçe, teknoloji, insan kaynağı, liderlik kapasitesi… Hangi kaynaklar gerçekten mevcut, hangileri kâğıt üzerinde?
Şirket nasıl konuşur, nasıl karar alır, riske nasıl yaklaşır? Aile şirketlerinde ailenin rolü, profesyonellerin etkisi ve alaylı–mektepli dengesi nasıldır?
Bu okuma, yönetim ekibiyle ve farklı kademelerdeki çalışanlarla yapılan görüşmelerle, atölyelerle ve gözlemle şekillenir. Amaç, değişimi “üst yönetimin kararı” olmaktan çıkarıp şirketin gerçek gündemiyle ilişkilendirmektir.
Doğru Adımların Sıralanması
İyi tasarlanmış bir danışmanlık çözümü bile, adımlar yanlış sıralanırsa elde patlayabilir. Orhan Erkut bu noktada şu ilkelere dikkat eder:
- Ortak bir niyet ve çerçeve oluşturmadan detaylara inmemek,
- İnsanların duygusal döngüsünü göz ardı etmeden ilerlemek,
- Kaynakları ve sınırları dürüstçe konuşmadan söz vermemek,
- Küçük, somut başarılar yaratmadan büyük dönüşümler ilan etmemek.
Değişim, farklı biçimlerde gündeme gelir: yeniden yapılanma, süreç tasarımı, yeni teknoloji ya da nesil devri. Her durumda esas olan, şirketin güçlü yanlarını koruyarak zayıf halkalarını dönüştürmektir—mevcut kasları zedelemeden.
İnsan Boyutu ve Duygusal Döngüler
Orhan Erkut’un değişim yönetiminde en çok önem verdiği alanlardan biri, insanların bu süreçte yaşadığı duygusal dalgalanmaları ciddiye almaktır.
Değişim dönemlerinde:
- Bazı çalışanlar belirsizlik ve kaygı yaşar,
- Bazıları “bu da geçer” diyerek görmezden gelir,
- Bazıları hızla adapte olurken, bazıları direnç gösterir.
Four Rooms of Change® gibi modeller, bu duygusal hareketi tarif etmek ve konuşulabilir kılmak için kullanılır. Asıl kritik olan ise bir lider ve danışman olarak bu döngüyü okuyabilmektir.
Orhan Erkut, farklı sektörlerde binlerce insanla çalışmanın getirdiği birikimle şunu bilir:
- Hangi durumda önce güven,
- Hangi durumda önce bilgi,
- Hangi durumda önce dinleme gerektiğini—sezgisel ve analitik olarak birlikte kullanır.
Bu nedenle değişim yönetimi, onun için “insanı veri setinin içinden görmek” değildir. İnsanla sahada yan yana yürümeyi gerektirir. İletişimi sürecin “yan unsuru” olarak değil, bütün diğer unsurları taşıyan omurga olarak konumlandırır.
Farklı Sektörler, Farklı Kültürler, Ortak Birikim
Farklı sektörlerde, farklı ölçeklerde ve özellikle çok sayıda aile şirketiyle çalışmak, Orhan Erkut’a önemli bir avantaj sağladı.
Alaylı ve mektepli profesyonellerin bir arada olduğu, aile bireyleriyle profesyonel yöneticilerin aynı masayı paylaştığı yapılarda değişim yönetimi sadece süreç ve organigram meselesi değildir:
- Aile değerleri,
- Karar alma alışkanlıkları,
- Kuşaklar arası beklentilerde bu tablonun parçasıdır.
Bu karmaşıklığın içinden her aile ve şirket için gerçekçi ve saygılı bir yol haritası çıkarmak, zamanla güçlü bir kas haline geldi. Orhan Erkut, değişim ve dönüşüm süreçlerini sadece “zorunlu bir yeniden yapılanma” olarak değil—doğru kurgulandığında şirket ve aile için bir gelişim yolculuğu olarak görür.
Yöntemler, Araçlar ve Four Rooms of Change®’in Yeri
Değişim yönetimi pratiğinde atölye tasarımları, liderlik buluşmaları, nabız ölçümleri, geri bildirim mekanizmaları ve mentorluk süreçleri gibi pek çok araç kullanılır.
Four Rooms of Change® modeli, Orhan Erkut’un sıkça başvurduğu çerçevelerden biridir. Lisanslı uygulayıcı olarak bu modeli kullanmasının nedeni basittir: değişim süreçlerinde zaten var olan duygusal geçişleri, şirketlerle ortak bir dilde konuşabilmesini sağlar.
Dinlediği, anladığı ve birlikte yürümeye karar verdiği ekipler için—uygun olduğunda devreye alınan—değişimi hızlandıran ve görünür kılan bir araçtır. Asıl değer, metodun kendisinden çok, hangi bağlamda, kiminle ve nasıl kullanıldığında ortaya çıkar.
Sonuç: Stratejik, Güvenilir ve Dönüştürücü Bir Değişim Bakışı
Özetle, Orhan Erkut için değişim yönetimi:
- Stratejik bir çerçeveyle nereye gidildiğini netleştiren,
- Güvenilir bir ilişki zeminiyle insanları sürece dahil eden,
- Dönüştürücü bir yaklaşımla şirketin iş yapış biçimini kalıcı olarak iyileştiren
bütüncül bir yolculuktur.
İyi tasarlanmış danışmanlık çözümlerinin gerçekten hayat bulması, ancak bu yolculuk ciddiye alındığında mümkündür. Orhan Erkut tam bu noktada—tecrübesi, insanla çalışma becerisi ve kullandığı yöntemleri bir araya getirerek—değişimi, şirketler için yönetilmesi gereken bir risk olmaktan çıkarıp yönetilebilir ve öğrenilebilir bir gelişim sürecine dönüştürmeyi hedefler.